Gloster Hakkında

 

ESKİ (1966)

 

  

 

YENİ

 

  

 

1920' lerde İngiltere’de Gloncestershire kentinde üretilmiştir. İngiltere'de çok yetiştirilir. Gloster’in iki çeşidi vardır: Corona; başında yuvarlak ayrılmamış tepesi olana, Consord; şapkasız olana denmektedir. Tepe enseyle iyice kaynaşır, merkezi noktası kafanın ortasında, tepe gözleri örtmez. Kafa iyice geniş, yuvarlak, belirgin bir kas vardır, göğüs geniş ve yuvarlak olup boyun kısa ve sağlam, tüyler vücuda yapışır. Boy en çok 11.5 santim olmalıdır. Duruşu 45 derecelik acıyladır ve baldırları görülmez. Ortalama ömrü 10 yıldır. Bu minyon tipli kuşu temin etmek hiçte zor değil, fiyatı diğer ırklara göre daha ucuz ve bol yavru veren bir kus, bu sadece kendi ülkesinde değil Dünyanın her yerinde tanınan, sevilen bir kanaryadır. Ülkemizde de çok sevilir ve yaygın biçimde yetiştirilir. Bu cinsin oluşturulmasında Crest-Crestberd,Border ve tepeli Harz Roller kanaryalarının büyük katkısı olmuştur.Glosterin bulunuşu,ayrı bir cins olarak kabul edilmesi ve yaygınlaşması Mrs.A.Rogerson sayesinde olmuştur.Bu bayan bütün üreticilere bir tane Gloster göndererek tanınmasını sağlamıştır.O dönemin iyi yetiştiricileri arasında sayılan A.W.Smith’in teşviki ve hamiliği ile Mrs Rogerson ve İskoç yetiştirici Jhon McLay yaptıkları çalışmalar sonuçunda Glosterleri yeni bir cins olarak kanarya severlere sunmuşlardır. Küçüklüğü,muntazam tepesi,verimliliği onun çok sevilmesinde ki başlıca etkenlerdir.Kırmızı faktör dışında her renk kabul görür. Eşleştirme diğer kanaryalar da olduğu gibi tüy tiplerine göre yapılmalı, iki tepeli eşleştirilmesi yavru ölümlerine neden olacağından asla yapılmamalıdır. Eşleştirmede tepelinin erkek veya dişi olması önemli değildir.Son yıllarda en çok rağbet ise ‘’schecken’’ leredir. (Schecken; parçalı (benekli-çapar) olan kuşlar için kullanılır) Özellikle tek renk beyaz şapkalılara ilgi çoktur. İlk standartları 1925 yılında belirlenmiştir. COM'un düzenlediği Dünya şampiyonalarında tepeli ve kabaklar, teklerde ve takım olarak yarışırlar. 2005 Dünya şampiyonasın da Sayın Ahmet Oğuz Alaylı consord dalında ikinci olarak yüzümüzü güldürmüştür. Bilezik ölcüsü 3mm. dir. (Bazı ülkelerde 2,80 mm)

 

Hazırlayan : Ertuğrul Görüşük

 

---------------------------------------------------------------------------------

 

Sayın Dr.Ahmet Oğuz Alaylı’nın kuşhanesinin ziyaret edilmesinden sonra Sayın Kemal Öncel tarafından hazırlanan yazıdan alınmıştır.
 

En çok tüylere önem verilmektedir.Gloster küçük bir kanarya türüdür.Etkili (intensiv) olmayan kuşlar çok kullanıldığında istenilen sonuca varılamaz.Tüylerin düzgün ve yatkın olmasından başka renklerine de önem verilmektedir,mesela ışıldayan bir yeşil.Tüylere bakarak içinde ki yağ renginin genişleme sınırı,vücut ve Glostere ait olan silueti hakkında çok konuştuk.Mesela intensiv olan iki kuşta yağ renginin genişleme sınırı farklı büyüklükler de olabiliyor.Her kuş tüyleri için ayrı ayrı araştırılıp,buna göre artılar ve eksiler değerlendirilir,böylece doğru eş bulunur.Fakat başka zorluk daha var.O da kuşların Corona ve Consort olma zorunluluğu.İntensiv olan kuşların tüyleri ‘’yumuşak’’ kısa ve sert olabilir.Bu gibi tüy özelliklerinin araştırılması çok titiz çalışma gerektiriyor.Bazı sert tüyler iç yanak sakalında da görülmekte ve bu tüyler dışarıya doğru talazlanmaktadır.


Bazı hat belirleyen tüyler kanatlardan aşağıya sarkarsa,o zaman kuşun ne durumda olduğunu araştırmak lazımdır.Kuşlar uyumadan önce dinlenme durumunda kanatlarını tüylerle yarı yarıya örtmektedir.Bu durum tüylerin gevşek olmasından kaynaklanmamaktadır.Ahmet Bey bu tüylerin adını bulmuş,onlara ‘uyku tüyleri’ demektedir.Renk kanaryalarında geçerli olduğu gibi intensiv veya intensiv olmayan tüyler,aynı zaman da Glosterler içinde geçerli.Her Glosteri intensiv veye intensiv olmayan kategorisine koyamazsınız.Burada ara konumlarda vardır.Mesela bir çift kuş var,dişide erkekte medium (orta) tüylere sahip.Sonuç ortada kalıyor,yani intensiv ve intensiv olmayan arasında kalmakta.Positür kanaryalar da olduğu gibi glosterlerinde tüy yapılarını araştırmak lazımdır.Uzman üretici olanlar bu inceliklere çok dikkat etmektedirler.Gerekli olan intensiv kuşlar burada ve başka yerlerde çok zor bulunmakta,doğrusu onlara gereken kaliteyi getirmekte uzun zaman almaktadır.Kendi üretiminde bunu çok sayıda intensiv veya medium kuşlarla yapmakta.Bu yöntem onun için kalın tüylü ahraç kuşların sürekli çiftleştirilmesinden daha iyi.(ince ve orta tüylü kuşların eşleştirilmesi. Er)Ahraç (kalın tüy) kuşların sürekli çiftleştirilmesi tüylerde düğümlerin oluşmasına neden olmakta.Bu düğümlenmeler de ikiye ayrılır,birisi genç kuşlarda görülmekte ,biriside 3 veya 4 yaşında olan kuşlarda görülmektedir.Bu nedenle de pek tavsiye edilmiyor…

Kuşun kuyruğunun ince olması gerekiyor.Eğer kuş yeni oturmuş veya pozisyonunu yeni değiştirmişse o zaman kuyruğunu geniş tutabilir.Yarışmada kafes masaya getirildiğinde de aynı olay ortaya çıkabilir.Bu yüzden yarışmalarda kuşlara kuyruklarını düzeltmeleri için zaman tanınmalı.Benim dikkatimi çeken;kuşlar çok küçük ve Glostere özel konik ufak gagalara sahiplerdi.Tepeleri güzel ve yuvarlaktı.Tepenin ortası çok açık olursa,ya dökülmekten veya genlerinden gelen bir sebepten kaynaklanıyor olabilir.Gelecek üretim için bunun nedeni araştırılmalı ve bu hata ortadan kaldırılmalıdır.


Yarışmalardan önce kuşlar erkenden ayrı kafeslere konularak,kavga etmeleri engellenir.Bu da kavga sırasında özellikle tepe tüylerinin koparılması ihtimalini ortadan kaldırır.Gloster üretiminde en değerli kuşlar intensiv tüy yapısına sahip olanlardır.Burada gördüğüm kuşların tüyleri dolgun olmasına rağmen vücutları yuvarlak, tepeleri gür ve uzunlukları yeterli idi.İntensiv olan kabaklarda istenilen suliet kuşun ırk ve kalitesini ortaya koymaktadır.Çok tüylü olmalarına rağmen renk kanaryalarının A/B kuşlarında olduğu gibi bacaklar tüylerin içinde iyi saklanması lazımdır.Sayın Ahmet Oğuz Alaylı iyi tüylü,intensiv olan Glosterleri üretmek için şu anda istediğinden fazla kanaryaya sahip.Kendisi alt yapı olarak,geniş kaliteye sahip Gloster üretimini hedef seçmiş durumdadır.İyi olan Glosterler elbette ki çok var,fakat intensiv kuşun A/B kuşun bu kadar iyi olduğunu hiçbir üretimde görmedim.

Dr. Ahmet Oğuz Alaylı’yı ziyaret etmemin nedeni Türkiye şampiyonu olarak kendisini tebrik etmek ve üretimde ki yöntemlerini öğrenmekti.Kendisi daha önceleri Crest ve Border’lede uğraşmış bir Gloster üreticisidir.Kuşlarını özel bir kümeste üretip yetiştiriyor.Bizim göz tabir ettiğimiz ‘’40x60x30’’ ebatlı bölmeler ile 4-5 katlı iki kapılı üretim kafesleri mevcut.İçerisi Samsun iklimine uygun olarak,ne fazla soğuk,ne fazla sıcak.Daha önceleri ısıyı sabit tutmak için çeşitli yöntemler takip ederken artık doğal şartlara bıraktığını öğreniyoruz.Bilindiği gibi kuşlar vücut ısıları bir hayli yüksek varlıklardır.Bölmelerde kuşlara telden sallanan tünekler yapılmış.Bu tünekler çok yüksekte kuşların oraya ulaşmaları için dik olarak yukarıya uçmaları gerekiyor.Bu dik yüksekliğin kuşların kaslarını güçlendirmek için bilinçli olarak yapıldığını Sayın Alaylı’dan öğreniyoruz.Glosterler yapı olarak yağlanmaya elverişli olduklarından bu yöntem yağlanmalarını engeller veya azaltır.Mesela Glosterlerin göğüslerinde ki yağ,boynundan alt kuyruk tüylerine kadar giden yuvarlağı bozmaktadır.Bu yüzden Sayın Alaylı üretim sezonuna başlamadan önce,kuşlarını kıştan toplana yağlarını eritmek için bir rejime sokar.Buna göre doyurma yapılır.Misal şu anda oturan (tüneğe çökmüş) dişileri beslemekte.Her gün tek tek bakarak yemlerin yenildiğini kontrol eder.Durumlarına göre her kuşa ayrı yem miktarı ayarlanır.Bazılarına fazla bazılarına ise az verilir.Tünekler bölmelerin çatısından zincirle aşağıya sarkmaktadır.Bu zincirler yuvarlak olmalı ki kuşların ayakları ve tırnakları takılmasın.Zincirlere bağlı olan tünekleri kuşun konması veya uçması ile sürekli hareket halinde ve kuşların bu yüzden dengelerini korumaları lazımdır.Bu da onlara iyi bir idman oluyor çünkü yarışmalarda canlı ve bilmiş bir görünüm sergilemeleri gerekiyor.Çok öne eğilmeleri tabi ki sakıncalıdır,çünkü o yuvarlak görünümlerini bozmaktadır.Gördüğüm bütün dişi Gloster kuşlar iyi bir durumdaydı.Bu da zaten normal,çünkü onlara bakan bir doktordu.

Erkek Glosterler dişilerden iki veya üç hafta önce üretim bölmelerine alınır.Dişiler de bu sürenin sonunda erkeklerin yanına konur,fakat yuva için malzeme verilmez.Yuva kafesin içine plastik boruyla duvarın içine yerleştirilir.Kuşlara yeşillik verme konusunda biraz huzursuz,çünkü genelde yeşillikler ilaçlıdır.


Çiftleşmeyi senenin geç zamanına bırakmaya taraftar,bu da kuşların sahibinin sakin olmasına bağlıdır.Çok erken bir çiftleşmeyi yumurtaların boş çıkmasının nedeni olarak görüyor.Bu geç çiftleşmeyle ilk yılda mümkün ve olasılığı çok yüksek olan tüy değişimini engellemiş oluyor.Glosterde önemli olan minik yapı,kuyruk tüylerinin ikinci değişimden sonra uzaması neticesinde zarar görüyor.Bu yüzden sade kuyruk tüylerinden değil bilinçli olarak yetiştirilen başka tüyler hakkında da konuştuk.Kanat tüylerinin bir yıldan sonra yatmaması istenilmeyen,dezavantaj olan bir durumdur.Eğer yumurtalar döllenmemişse dişiyi 7-8 gün yatırır,ilk olarak yumurtaları ,üç gün sonrada yuvayı alır.Dişi kuşları Mart ayında çiftleşme bölümlerine aldığında ışık 8’den 18.30 a kadar yanmaktaydı.Ayrıca gece içinde küçük bir gece lambası bulunmaktadır.Kuşlar bu yüzden rahatsız olmadan uyuyabiliyorlar ve herhangi bir nedenden ötürü yuvadan kalktıklarında bu gece lambası sayesinde yuvalarını kolayca tekrar bulabiliyorlar.Yumurtaları toplayarak,kapalı çekmeceler de saklar.Daha sonra toplu olarak yuvalara koyarak yavruların mümkün olduğunca aynı gün çıkmalarını sağlar.Yavrular 25-26 gün anne ve babalarının yanında kalırlar.İkinci yumurtlama için eski yuva,yenisi ile değiştirilir.Anne ve babadan ayrılan yavrular,önceleri yumurta maması ve filizlenmiş tohumla beslenirler.Filizlenmiş yem sonradan bırakılır ve yumurtalı mama azaltılır.Gösterime girdikleri zaman kuşlara kuru yem (tohum olarak)verilmektedir.


Beni hep düşündüren konu,yetiştiricilerin üretim için kuşları nasıl organize ettikleri idi.Kalitenin baskın olarak anne ve babadan geçmesi, uzun ve zor bir yol olarak hep karşımıza çıkar.Kuşların üretimi için ‘’ayrılım esnekliği’’büyük bir rol oynamakta.Ahmet Bey üretimde kullanacağı consortları seçerken onların corona olan kardeşlerine bakar,bu coronaların kaliteleri consort seçiminde önemli rol oynar.Seçme durumu bazende gerçekleşemiyor,çünkü bazen consortlar tek çiftleşmeden oluşmuş olabiliyor.Devam ettirmek istediği üretim için;secilen consortun GENİŞ KUYRUKLU kardeşlerinin olmaması lazımdır.Üretimin hedefi güzel olan coronadır ve bunun içinde mutlaka kaliteli bir consort gerekir.Consort kuşunda da önemli olan gaganın üstünden kafaya doğru olan yükseliş ve kafanın geniş olmasıdır.



Sayın Kemal ÖNCEL’e Gloster hakkında kolay kolay başka yerde bulamayacağımız bu bilgileri bizlere sağladığı için kendisine bir gloster sever olarak çok teşekkür ederim.Kendisi bir malinua üstadı olmasına rağmen tüm kafes kuşları hakkında her zaman katkı sağlamakta olup,son örneğini de TKKKF sitesinde ki muhabbet kuşları ile ilgili yazısıdır.Kemal Bey Allah ömrünüzü uzun etsin. Sağolun…

 

 

Hazırlayan : Kemal Öncel - Samsun
Kaynak : Kuş Dünyası Dergisi – Ocak – 2002 – Sayı - 1
Yetiştirici : Ahmet Oğuz Alaylı - Samsun